20 Temmuz 2012 Cuma

dizüstü edebiyat

Gönderen Bestesiyleannesi zaman: Cuma, Temmuz 20, 2012
Tepkiler: 
Bu yaz kendimi Dizüstü Edebiyat serisinin kollarına bıraktım kelimenin tam anlamıyla.
Seri Okyanus Yayınevi'nden "O Kitaplar" etiketi ile piyasada. Serinin ilk kitabı, takip ettiğim blogcuların en birincisi PuCCa'dan geldi. Bir gün Cem Mumcu tutmuş elinden ve "Hadi basalım senin şu yazıları." demiş. İyi ki de demiş. Arkası çorap söküğü gibi geldi baksanıza. Çok okunan blogcular (bknz. samihazinses, Onur Gökşen, pinkfreud, Şebnem Aybar, angutyus) patır patır çiçek açmaya başladılar. Onların da kitapları raflarda yerlerini aldı. Ne zamandır aklımdaydı bu serinin kitaplarını okumak da işten güçten erteliyordum. Yaz tatili ilaç gibi yetişti imdadıma. Bu kitaplar şezlonga uzanıp, efil efil esen rüzgarın altında huşu içinde okumalık... Tam yaz kitapları anlayacağınız. 
İlk olarak PuCCa'nın "Küçük Aptalın Büyük Dünyası"nı aldım elime ve tamı tamına 24 saatte yaladım yuttum. Ertesi gün koştum gittim kitapçıya, 2. kitabı "Ve Geri Kalan Her Şey"i aldım bu sefer. 24 saatten daha az bir zamanda onu da yedim bitirdim. Kızın kaç senede yaşadıklarını totalde 48 saate sığdırdım. En sürükleyici yanı "tamamen" gerçek oluşuydu sanırım hikayenin. Şu anda elimde samihazinses'in "P*ç Güveysinden Hallice"si var ve ben çoktan yarıyı geçtim. 

Bu serideki tüm kitaplar blog dünyasında kendini kabul ettirmiş, çok okunan bloggerların yazılarından derleme. Kendi halinde bir blogger olarak kıskanmadım, hasetimden çatlamadım, "Ben de istiyoruuuum!" demediysem ne olayım. İnsan merak ediyor, bunlar ne yazıyor da bu kadar okunuyor arkadaş? Ama ben çözdüm: En önemli ortak noktaları kadın-erkek ilişkileri hakkında yazmaları ve özel hayatlarını insanlığa sunmaları. İnsanoğlu varolduğundan beri başkalarının hayatlarına meraklı olduğundan, magazine dedikoduya bayıldığından, zaten Facebook-Twitter da bu sebepten icat edildiğinden, Biri Bizi Gözetliyor tarzı programlar dünyanın her yerinde izlenme rekorları kırdığından, bu bloggerların yazılarına milletin ağzının suyunun akması normal. İnternette blog yazılarının kitaplaştırılması ile ilgili çeşitli görüşler var. Bu görüşlerden bir tanesi de burada. Ayrıca ilahe kaynak ekşi sölükte de konuyla ilgili farklı görüşler mevcut. Beğenen-bayılan da var, tiksinen-horlayan da... Çok da edebi beklenti içine girmeden, hahahahhahahaha diye gülüp geçerek okuyacaksanız son derece eğlenceli kitaplardır. İsimleri bile gülümsetmeye yeter. Ama edebiyat denebilir mi - namümkün! Absürd komedi filmler gibi biraz. Sinema eleştirmenleri beğenmez ama herkes de güler. O hesap yani.. 

Şu ana kadar piyasaya çıkmış olanlar:

1)Küçük Aptalın Büyük Dünyası - PuCCa
2)P*ç Güveysinden Hallice - samihazinses
3)Bizim De Renkli Televizyonumuz Vardı - Onur Gökşen
4)Sorun Bende Değil Sende - pinkfreud
5)Bayılmışım... Kendime Geldiğimde 40 Yaşındaydım - Şebnem Aybar
6)1 Kadın 2 Salak - Fatih Aker & Livio Jr. Agelisanti
7)Erkek Dedikodusu - French Oje & T.B.
8)Bir Apaçi Masalı - angutyus
9) Ve Geri Kalan Her Şey - PuCCa
10)Erkek Dedikodusu 2 - French Oje & T.B.

Bunlardan PuCCa'nın tazı çok sert. Davranışları ayarsız, tepkileri uç, aşktan canı yanmış olmasından mütevellit ağzı pis, yaptıklarının yarısını bile yapmaya cesaret edemeyeceğim kadar cesur. Tüm bu tavmatik davranışlarının nedeni sanırım çocukluğu. Nihayetinde ben psikolog değilim, ama çocuklukuğunda yaşadıklarını düşününce... Neyse okursunuz, yazmış kız o kadar.  İlk defa psikologların "sorunu çözmek için çocukluğunuza inmemiz lazım"  lafına bayağı bi hak verdim valla. samihazinses daha sakin anlatıyor ne anlatacaksa. Diğerlerini daha okumadım. Tek tek alıp okumaya niyetliyim hepsini.

Ben çok da yanlış bi iş çıkardıklarına inanmıyorum. Edebiyatçılar satış rakamlarını görünce panik oldular biraz da ondan böyle celallendiler herhalde. Ama velveleye gerek yok. Çocuklar aklına eseni yazmış bloguna, çok okununca kitaba basılmış o yazılar. Fazla da şey etmeyin yani...

5 yorum:

Hayal Meyal dedi ki...

Ben hala hiç birini okuyamadım :(

pespembe dedi ki...

yaz tatili için biçilmiş kaftan bu kitaplar. fırsatın varsa en kısa zamanda başla derim.

oylesine biri dedi ki...

güzel yazı olmuş ben de aynı kanaatteyim. Pucca nın ilk kitabını okudum zevkle okunuyor doğrusu insan merak da ediyor. ama mutlaka okunmalı tarzı bir kitap değil tabi ki.

pespembe dedi ki...

teşekkürler.
roman sayılmaz, edebiyat başyapıtı da değil, ama okutuyor kendini meret. insan merak ediyor, "eee sonra ne oldu" diye geçiriyor içinden. bu hissiyatla 3. kitabı da okurum ben:)

Adsız dedi ki...

Erkek Dedikodusu 1i okuyorum. Ve kitaba başladıgımdan beri aynı düşüncedeyim: "dizüstü edebiyat'ın bütün kitaplarını okumalıyım". Gercekten tam kafa dagıtmalık, kitaplarda kendini bulmalık bi seri bence..

Yorum Gönder

Bir blogun en çok ihtiyaç duyduğu şey yorumdur. İşte tam da bu sebepten, aklına geleni yaz...

 

kırmızı kiraz Template by Ipietoon Blogger Template | Gift Idea