7 Nisan 2012 Cumartesi

Yalan Dünya'yı İzlerken Gözünüzü Dört Açın

Gönderen Bestesiyleannesi zaman: Cumartesi, Nisan 07, 2012
Tepkiler: 

Gülse Birsel'in kıvrak zekasından zerre kadar şüphem yok. Ama bu yaptığı bardağı taşıran son damla oldu!
Bu kadar mı ince ince işlenir bir senaryo. Avrupa Yakası' ndan sonra bu kadar mı geliştirilir bir kalem. Eminim pek çoğunuz bayıla bayıla izliyorsunuz diziyi. Çok güzel, süper, harika, manyak bi şey, o cepte. Benim parmak basmak istediğim konu bambaşka.

Efendim, diziyi 1. bölümden itibaren sıkı bir şekilde takip ediyorum ve bir püf noktası keşfettim. Gülse Birsel her bölüme ince ince detaylar serpiştirmek suretiyle bizi aydınlatıyor. Türkçe'nin doğru kullanımı konusunda hassas ve dile son derece hakim olan bu hatun kişi, tüm maharetini bölüm bölüm sergiliyor. Şimdi gelelim bölümlere yerleştirilen detaylara. Saymakla bitmez ama bir yerden başlamak gerek:

1) Altan Erkekli' nin mükemmel Antakya şivesi. Herhangi bir Antakyalı'yı tanıyan ne
   demek istediğim anlayacaktır:)
2) Oksimoron kelimesinin kullanılışı (İlk defa dizide duyan ve hemen google'a
   "Oksimoron ne demek?" yazan pek çok insan tanıyorum.)
3) Benim de çok sevdiğim ve yemeklerden sonra keyifle içtiğim Menengiç Kahvesi'nin
    tanıtımı.
4) Godot'yu Beklerken oyunu ve Godot'nun  filminin tanıtımı.
5) Dizide İzmirliyi oynayan Deniz ve Bora'dan boyoz, gevrek ve çiğdeme vurgu.
6) Son bölümde epik kelimesine 2 vurgu, ironi, nemeçek, pejoratif (ki daha önceki bölümlerde de zikredilmişti) kavramlarının dile getirilişi.
7) Yine son bölümde bebeğine hasta ebeveyn absürdlüğünün gözler önüne serilmesi. (Bu sahnelerde kendimden geçtim, demek sen de içten içe gıcık oluyorsun Gülsecim buldumcuk anne babalara..)
8) Okuyan, araştıran, sinema-tiyatro tutkunu inşaat işçisi ironisi.
9) Her yazının, mesajın sonuna smile ":)" koyma manyaklığına yapılan dümdüz eleştiri.
10) Her bölümde ya elde bir kitap, ya bir tiyatro oyununun tanıtımı ya da sinema filmine gönderme... Okumuyoruz, izlemiyoruz, takip etmiyoruz, bu vesileyle hatırlatayım diyosun.. Bravo!
11) Günlük tiki jargonundan inciler: emeğine sağlık, adamın dibisin, kotarmak, tatlım, sevgilim, ...

Bunlar ilk bakışta aklıma gelenler. Kesin atladıklarım, gözümden kaçanlar var. Hatırladıkça yazarım. Ama 1-2 eleştiri yapmadan edemeyeceğim. Gülse Birsel nereden görecek de bu yazıyı cevaplayacak demeden yazıyorum ben valla, zamanında Dilber Hala'nın da dediği gibi, ben lafımı ortaya korum isteyen alır.

Soru 1) Altan Erkekli'nin rolü neden bu kadar az? Kendisi dizide misafir oyuncu gibi bir görünüp bir kayboluyor. Gerçi bu hikayede çok aktif olabileceği bir rolü de yok, o kabul ama yine de biraz daha oyuna dahil olsa hiç fena olmaz bence. Mesela son bölümde hiç oynamadı, evin reisi, babası evde yoktu ve kimse bununla ilgili tek bir cümle bile söylemedi. 
Soru 2) Orçun rolü abartılmaya mı başlandı? Sanki birkaç bölüm sonra çığırından çıkacak gibi bir his var içimde.
Soru 3) Deniz neden Rıza'ya karşı buzdolabı gibi? Bu adamdan hoşlanıyor mu hoşlanmıyor mu belli değil. 
Soru 4) Konular arası geçiş bazen çok sıkıntılı oluyor. Mesela bir bölümde son sahnede Nurhayat Deniz'i kastederek "Ben bu kadını öldürürüüüüüüüüüüüüüüm!" diye bağırarak sahneyi kapattı, ancak ertesi hafta bölümde bu konudan eser yoktu. Nerde kaldı Nurhayat'ın güzel öfkesi? Bence bunun üstüne gidilebilirdi. Bir kuyusunu kazma, efendime söyliyim bir intikam alma girişimi göremedik...
Soru 5) Azmakbaşı esprisi ilk yapıldığında iyiydi de tekrara düşünce kabak tadı vermeye başladı.
Soru 6) Bora neden sık sık ortadan kayboluyor?

Yazı fazla uzamasın, dizi ilerledikçe yorumları ekleriz yine nasıl olsa. Vardır herkesin hayranı olduğu biri, benimki de sen ve seni taçlandıran zekan canım. Buradan bir kez daha vurgulamak isterim ki Gülse ben senin kaleminin müptelasıyım..



2 yorum:

EQ dedi ki...

Cok güzel ve yerinde tespitler.
Gülse Birsel'e ben ta onun Avrupa Yakasi'ndan önce sundugu bir kamera sakalari programindan beri hayranim. "Elveda Avrupa Yakasi" baslikli bir yazi da yazmistim blogumda. Orada onunla ilgili cok sey yazmistim zaten. Belki denk gelirsen okursun.

Onunla ilgili beni rahatsiz eden tek sey - önceki dizide de var, bu dizide de gördüm yine- anadolu insanlarini biraz kücümsemesi.
Avrupa yakasindaki baglamaciya hep burun kivirirdi "üff nerden cikti yine bu baglama dingir dingir" diye, bu dizide de bazi sahnelerde yine o kücümsemeyi hissettim. Bu benim pek hosuma gitmiyor. Hani "biz sehirliyiz, moderniz, enteliz, cooluz...köylüler ve köylü kültürü tu kaka" gibi mesajlar verilmesi hos degil benim icin. Ucu bana dokundugu icin olmadigindan emin olabilirsin.
Onun disinda yeni dizi beni pek sürükleyememisti ilk bölümde ve ara vermistim. Sanirim önceki diziyle cok kiyasladim ve onu aradim. Su siralar tekrar bastan izlemeye aldim bir sans vermek icin, cünkü sevecegimden eminim izlemeye devam edersem. Isinmam , alismam lazim. Su an henüz 3.bölümdeyim ve cok severek izliyorum. Her bir karakteri ayri basarili, ayri güclü, ayri eglenceli yine.
Ama itiraf edeyim, Orcun karakterini en basindan beri pek sevemedim. Cok zorlama ve yapmacik geliyor nedense bana. Yani kendimi cok zorlarsam sevebilirim belki zamanla, bilmiyorum.
Ama yine cok cok basarili bir is cikardigi kesin hepsinin. Iyi ki var diyorum Gülse Birsel icin.

pespembe dedi ki...

Avrupa Yakası'ndan önce de GAG da izlerdim ve yaptığı "incee, çok inceeeee" esprileri beğenirdim. Avrupa Yakası ile zirve yapan bu hatun kişi sanırım şu anda biraz Avrupa Yakası'nın ekmeğini yiyor. Ben severek izliyorum. Ama tespitin doğru, sürekli olarak Nişantaşı-Cihangir arasında takılan insanların hayatlarını yazması, okumuş, havalı, hatta kendini beğenmiş karakterlerle öyküyü doldurması benim de hoşuma gitmiyor. Evet, Gülse'yi saçında yazma ile tarlada çapa yapan kadını oynarken görmek de istemem. O postüre o rol gitmez zaten. Ama yine de biraz kabuğundan sıyrılıp başka şeyler de yazmazsa, bu kalem kısır döngüye dönüşecek. Bu sebepten, Yalan Dünya Gülse Birsel'in son şehirli dizisi olmalı.

Yorum Gönder

Bir blogun en çok ihtiyaç duyduğu şey yorumdur. İşte tam da bu sebepten, aklına geleni yaz...

 

kırmızı kiraz Template by Ipietoon Blogger Template | Gift Idea