
Eğer bebeğiniz varsa, İstanbul'daysanız, ücreti de makulsa bi düşünün derim. 0-2 yaş döneminde yaşanan/öğrenilen her şey ölene kadar kalıcı hafızada saklanıyor. Yüzme işini öğrenmesi ileriki yaşlarda kabusa dönüşebiliyor. Misal ben, daha bebeciklikten yazlarını suda geçirmeye başlamış biri olarak kendimi şanslı görüyorum. Anne de baba da yüzmeyi ve denizi sevince bizim yaz aylarında pazar günlerimiz denizde geçerdi. Annem, babam, kardeşim ve ben arabaya doluşup hem piknik yapmaya hem de deniz girmeye sahil yerlerine giderdik. Altımda bezim var, yürümeyi beceremiyorum, suya koşarken fotoğraflarım çekilmiş. Daha o zamandan var yani merak. Babam elimden tutar denize yürütür, suya bırakırmış beni. Tabi annem feryat figan, aman ölecek, boğulacak, naptın sen nidaları eşliğinde dövünürken ben çırpına çırpına suyun üstünde kalırmışım. Kardeşimle en keyifli anlarımı suda ve deniz kenarında geçirmişimdir. Kardeşler için inanılmaz paylaşımlar kaynağıdır su. Dibe dalarsın, kum, taş çıkarırsın, bir nesneyi (genellikle kafamdaki toka) uzağa atıp kim daha önce gidip bulacak yarışı yaparsın, sudan deniz anası toplar, bi kaba koyar bakar bakar eğlenirsin, balık tutar, onu yaşatmaya çalışırsın, yüzme yarışı, suda nefesini daha uzun süre tutma yarışı, daha uzun süre kulaç atma yarışı yaparsın,.... liste uzar gider. Ve çocuk tüm enerjisini suda harcadığından eve gelince fıstık gibi yemek yer, tabakla peşinden koşmazsın:) Kilo alıp obez de olmaz, çünkü yediğinin 2 katını yakmıştır zaten az evvel. Velhasıl su ve çocuk, süper ikilidir. Eğitim alacak, sen de biraz dikkat ediceksin, su hijyenikse, ortam güvenliyse sal çocuğu suya gitsin. Bebek dediğin doğuştan biliyor zaten yüzmeyi de kullanmaya kullanmaya köreliyor sonraları bu yetenek. Tavukların uçmaya uçmaya uçamayacak şekilde evrimleşmesi gibi, sadece daha kısa sürede yaşananı.
Tabi sonraları yazlık satın alınması ben ve kardeşimde "cennete mi düştük acaba biz?" hissi yaratmıştı, ne mutlu olmuştum. Yaz tatilinde 3 hatta 4 aya yakın süre denizdesin, hem de her gün, hem de sabahtan akşama kadar. Sonra sonra kardeşceğizim dalışa merak saldı, zıpkınla balık avlıyor. Ben de arada ona eşlik ediyorum tabi. Şimdi turizm ve otel işletmeciliği okuyor, sebebi belli:))) Bense hayatımın hatasını yapıp denizi olmayan bi şehre yerleştim:( Bu da en büyük pişmanlığım olarak kalıcak sanırım. Neyse ki annemlerin yazlık var, oraya kaçıyorum. E bi de Badi'yle tatile gidiyoruz, idare ediyorum işte:( Bana kalsa suyun içine taşırım evi, daha da tövbe çıkmam.
Kıssadan hisse, siz siz olun, çocuğunuzu sudan uzak tutmayın. Evde leğende, küvette, şişme havuzda, denizde yüzdürün gitsin. Zarar gelmez... Bi bakın Allah aşkına şu yandakilerin keyfine. Sakın ola ki kendiniz korkuyorsunuz diye çocuğu kurak ortamda yetiştirmeyin, başka sporla ilgilensin, su tehlikeli diye geçiştirmeyin. Yüzme eğitimi 'almayana' tehlikelidir su. Öğrenene şahanedir, candır. Şahsen ben çocuğum olduğunda aynen böyle yapıcam. Nerde bi su birikintisi görsem içine atarım gibi geliyor:))
Son 2 yazım da bebeklerle ilgili oldu, hadi hayırlısı:))
0 yorum:
Yorum Gönder
Bir blogun en çok ihtiyaç duyduğu şey yorumdur. İşte tam da bu sebepten, aklına geleni yaz...