Hobi faaliyetlerimde bu aralar liste başı evadır.
çok sevilen yazılarım
hobi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hobi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Ocak 2014 Salı
19 Haziran 2013 Çarşamba
dansçılık zor zanaat
Yıllardır bu işin içinde olan, halk oyunlarına ömrünü vermiş, çooook görmüş geçirmiş biri olarak birazcık ahkam kesesim, dans etmek ve dansçı olmak nasıl bir şeydir az biraz anlatasım var:
Categories
hobi
16 Haziran 2013 Pazar
dansçı ben :)
Categories
arkadaşlar,
hobi
29 Aralık 2012 Cumartesi
ey 2013, bana bunları verebilecek misin?
Neredeyse tüm bloggerlar 2013 yılından beklentilerini, bu yıl yapmak istediklerini, gezmek-görmek istedikleri, izlemek istedikleri filmleri, tatmak istedikleri lezzetleri yazmışlar. Benim neyim eksik dedim, ben de kendi listemi hazırladım:
4 Aralık 2012 Salı
limon ağacım
Geçtiğimiz haziran ayında anneme, çok uzun zaman önce almayı kafama koyduğum bir şey hediye ettim: Limon Ağacı.
19 Kasım 2012 Pazartesi
zumba
Zumba nedir bilen var mı aranızda? Ben bu kelimeyi kime zikretsem "haaaa?" şeklinde bir nida ile karşılaşıyorum da...
24 Ağustos 2012 Cuma
goblen: şeftaliler
Taaa lise yıllarımdan beri goblen yaparım. Bazılarını tamamladım hediye ettim, bazıları ise bende.
22 Ağustos 2012 Çarşamba
alışverişte son noktadayım
Sadece şu son 10 günde neler neler satın aldım internetten. Napıyım, seviyorum mağaza mağaza dolaşmadan alışveriş yapmayı. Bu sıcakta giyinme, makyaj yapma, hazırlanma, yürüme derdi olmadan alıyorum almak istediklerimi. Ayrıca çarşıda beğenip almaya niyetlendiğim bir ürünü çok daha uygun fiyata bulunca çok da akıllıca oluyor internetten alışveriş.
15 Mart 2012 Perşembe
bale çok güzel şey
Salı akşamı Badi ve ben uzun zamandır yapmadığımız bişey yaptık ve bale gösterisi izlemeye gittik. Taa Antalyalardan kalkıp gelmişler ayıp olmasın bi gidip bakalım dedik. Mevlana ve Şems benim bir hayli ilgimi çektiğinden Badim sağolsun gitmiş en önlerden bulmuş biletin hasını. Yaklaşık 1 saat süren gösteri boyunca mıhlandım kaldım ben o bileti güzel koltuğa arkadaş. Çok değil, sadece 20 sene kadar geriye gidip ufacıkken baleye heves etmiş olmayı ve balerin olduğumu hayal ettim. O ne ihtişam, o ne gösteriş, o ne muazzam bir asalet. Aman yarabbi... Çocuklarımız olursa sanata yönlendirmeye karar verdik kocacıkla. Sanatçı olsun çamurdan olsun valla.
İncecik belli, sülün gibi kızlara eşlik eden yine bir o kadar incecik beyler. Vakur bir duruş. Boyun eğmeler, göz süzmeler, havada ahenkle uçmalar. İçim eridi desem yeridir. Badiye bakıyorum arada göz ucuyla o da bir ayılıyor bir bayılıyor. Ne menem bi sanatsın sen ya bale..
Daha önce de bale gösterileri izlemiş olmamıza rağmen bu pek bi farklıydı. Sanatsal yeterliliğim gösteriyi eleştirmeye yetmez tabi. Ama bir iki kelam etmeden geçemem. Sahne dekoru, ışıklandırma, salona yaydıkları mis gibi koku, dumanlı puslu ortam... On numaraydı. Fırsatınız olur da bu gösteriye bir yerde denk gelirseniz mutlaka izleyin derim ben. Çok şey kazanırsınız.
Categories
hobi
1 Mart 2012 Perşembe
Puzzle Çılgınlığı
Sever misiniz puzzle yapmayı? Ben bayılırım. Çocukluğum irili ufaklı yap-bozları tamamlayarak geçti. Özellikle kardeşim doğmadan önceki dönem daha verimliydi, malum minik kardeşlerin yutması ve boğulması için ideal bir malzemedir yap-boz.
Öğrencilik yıllarında fırsat buldukça ara ara elimi attığım, ama hep çok sevdiğim bir hobidir puzzle. Bu nedenle de D&R benim cennetimdir. Kitaplar, puzzle lar, kalemler...
Bundan 1 yıl önce Badi'yle aylık D&R turumuzu yaparken almıştık Keith MALLET'in Caress tablosunun puzzle nı. Ama bunca zamandır değmedi işten güçten elim. Geçen hafta niyet ettim niyet eyledim bu puzzle ı tamamlamaya diyerek işe koyuldum ve dün akşam beklenen tatlı son yaşandı: puzzle ım bittiiiiii.
Ne muhteşem, ne güzel, ne masalsı bir andır bir puzzle ın son parçasının yerleştirilmesi ve tablonun ortaya çıkışı ile yaşanan haz. Her puzzle a aynı heyecan ve şevkle başlamak ve yine aynı heyecanla bitirme ancak bir puzzle severe has özelliklerdir.
Puzzle bittiğinde de bambaşka bir işe koyulursunuz. Yapıştırıcılar, fixleyiciler, nasıl bir çerçeve seçsem telaşı başlar. Biz şu an Badi'mle o evredeyiz. Daha önce hiçbir puzzle ım evimin duvarlarını süslememişti. Bu nedenle bu bizim için tatlı bir ilk.
Aslında puzzle ın mantığı yapmak ve bozmak, sonra tekrar yapmak üzerine olduğundan mantıken puzzle ımı bozmam ve yeniden yeniden yapmam lazım. Ama buna hiçbir puzzle tutkununun gönlünün razı olacağını, içinin el vereceğini sanmıyorum. Çin işkencesine eşdeğer acı verir yaaa. Elim gitmez, yapamam:(( Bu nedenle de çerçeveletme yoluna gidiyorum.
Haa bu arada benim sevgili sevgilim Badi'm 14 Şubat'ta gitmiş bana yepyeni gıpgıcır 1000lik puzzle almış. Bunu duvardaki yerine yerleştirir yerleştirmez hemen başlıyorum hediyemi tamamlamaya. Darısı da yenilerinin başına..
Categories
hobi
20 Şubat 2012 Pazartesi
Tutku
İlkokul sıralarında halk oyunları sevdam başladı. Yanlış hatırlamıyorsam 3. sınıfa gidiyordum okulun ekibine seçmeler yapılırken. Şule Hocamız "pek beğendim seni" dediğinde havalara uçmuştum. 3 yıl aralıksız oynadım ekipte. Küçücüğüm, miniciğim ama koştura koştura çalışmalara gidiyorum, ortada solo oynuyorum falan, görmeyin gitsin. Sonra araya Anadolu Lisesi yılları girdi. Orda mevcut bi ekip yoktu, ben de mecburen uzak kaldım bu sevdadan. Ama arayı soğutmamak lazım dedim ve üniversiteye gidince kayıt olur olmaz yavukluma geri döndüm, koşa koşa halk oyunları ekibinin seçmelerine katıldım. Tam 250 kişi vardı seçmelere gelen ama olmuştu işte, seçilmiştim 32 kişi arasına.
Bir dans ekibinde yer almak zordur, sorumluluk ister. Size emek veren öğretmeninize, ekip arkadaşlarınıza karşı sorumluluklarınız vardır ve sahnede hata yapamazsınız. Yoktur öyle bir lüksünüz. Ekip puanı kırılır ve siz kahrınızdan ölürsünüz. Orda yer yarılsaydı da o hatayı yapmasaydım, nasıl bakıcam arkadaşların yüzüne diye kendi kendinizi yersiniz.
Bir dans ekibinde yer almak zordur, sorumluluk ister. Size emek veren öğretmeninize, ekip arkadaşlarınıza karşı sorumluluklarınız vardır ve sahnede hata yapamazsınız. Yoktur öyle bir lüksünüz. Ekip puanı kırılır ve siz kahrınızdan ölürsünüz. Orda yer yarılsaydı da o hatayı yapmasaydım, nasıl bakıcam arkadaşların yüzüne diye kendi kendinizi yersiniz.
Ekip arkadaşlarımla hep çok güzel zamanlar geçirdik. Yorucu antrenmanlar, sinir harpleri, yarışma hazırlıkları zordu ama paylaşımlar, sohbetler, şakalaşmalar paha biçilemezdi. En sıkı dostlar ekipten çıkar, kuraldır bu. Sabahın köründen akşamın körüne kadar gördüğün insanla et-tırnak gibi olursun zamanla. Her şeyden öte ortak bir amaç uğruna haftalarca, aylarca ter döktüğün başka kim var ki şu hayatta?
Üniversiteden sonra master dı kariyerdi derken uzak kaldığım halk oyunlarına bu yıl ani bir kararla geri döndüm. Ne de iyi yaptım ama:)) Hasret giderdik. Eylülden beri hoş bir ekiple güzel güzel çalışıyoruz şimdi. Bambaşka insanlarla yine yeni yeniden. Baksanıza ben ara verip verip geri dönüyorum eski aşkıma ama o her seferinde de aynı şevkle karşılıyor beni. Belki sadık bir sevgili değilim ama tutkulu bir aşık olduğum kesin.
Çok az insan bir hobiye/işe bu kadar bağlı olma lüksüne sahiptir. Her şeye küçük küçük ilgi duyulabilir belki ama "bir" şeye çok bağlı olmak farklıdır. Hiç vazgeçemezsiniz ve her an geri dönme ihtimaliniz vardır.
Aynı ekipte birlikte dans ettiğim bir arkadaşım gıda mühendisliği okuyordu, mezun olunca mesleğini yapmadı ve dans hocalığına başladı. Yani yapmaktan her an zevk aldığı şeyi yapıyor şu an . Bazen imrenmiyor değilim. Ahhhhh.. dans, dans , dans...
Az önce haftalık dans provamdan geldim, elimde rezene çayımla bu yazıyı yazdım. Anı olsun..
Az önce haftalık dans provamdan geldim, elimde rezene çayımla bu yazıyı yazdım. Anı olsun..
Categories
hobi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





